Migros işçilerinin eylemine yönelik eleştirilere hukukçu Altıparmak’tan yanıt: Buz gibi örgütlenme hakkı

Hukukçu Kerem Altıparmak, Migros işçilerinin patron Tuncay Özilhan’ın evi önünde yaptığı eylemi eleştirenlere yanıt verdi, “Bu buz gibi bir toplantı ve örgütlenme hakkı kullanımıdır” dedi.

Hukukçu akademisyen Kerem Altıparmak, işten atılan Migros işçilerinin, şirketin patronu olan Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ın evinin önünde yaptığı protestoya yönelik eleştirilere yanıt vererek, “Hukuk anlayışlarının sorgulanması lazım” dedi.

Tartışma, Jahrein mahlaslı Ahmet Sonuç’un, “Herkesin grev hakkı vardır ama kimsenin patronun evini basıp olayla alakasız ailesini, çoluk çocuğunu taciz etme hakkı yoktur. Grev işyerinde yapılır” tweetiyle başladı.

Jahrein’in tweetinin ardından binlerce cevap ve alıntı ile konu sosyal medyada gündem olurken Avukat Gönenç Gürkaynak da, eylem için evin yanlış yer olduğunu söyleyerek tartışmaya katıldı.

Gürkaynak, “Linç korkusuyla kimse ‘konuları ayıralım, grev de gösteri de haktır, bu hak bireysel evde kullanılmaz, kullanana mevzuat uygulanırsa bunda evde oturanda kabahat bulunmaz’ demiyor. Polis müdahale ederse evi basılan Tuncay Özilhan mı kabahatli? Gözyaşına da hukuka da sahip çıkmalı” ifadesini kullandı.

Gürkaynak’ın sözlerine akademisyen Fatih Yaşlı, “Evin ‘basıldığını’ nereden çıkardınız tam olarak?” diyerek yanıt verdi.

Gürkaynak da bunun üzerine, “Bireysel özel konutunuz olan evden çıkamayacağınız hal yaratılırsa, buna gösteri hakkının kullanımı demek zor. Asayişin sağlanması için oturma odanıza kadar girilmesi aranmaz. Kabahati olan varsa, evinde ailesiyle taciz etmek bunun ifade ve bedellendirilme şekillerinden değildir” dedi. Tüm ülke tarafından tanınan bir patronun (T. Özilhan) zenginliğinin sembolü olan villasının önünde, zam vermediği işçilerinin yaptığı protesto eylemini “ev basma”, “konut dokunulmazlığı”nı ihlal gibi tanımlayamazsınız. Bu buz gibi bir toplantı ve örgütlenme hakkı kullanımıdır.

Büyük şirketlerin kendileri ve onun yöneticileri tıpkı politikacılar gibi hayatlarını toplumsal denetime açmış kabul edilirler ve başkalarından farklı olarak bu tür protestolara da hoşgörü göstermeleri beklenir. Polisin görevi de bu barışçıl hak kullanımına müdahale etmemektir.

Tuncay Özilhan herhangi bir kişi değil. Türkiye’nin en tanınan, bilinen iş insanlarından biri. Onu protesto edenler de kişisel bir mesele nedeniyle değil gayet kamuyu ilgilendiren bir konuda bu eylemi yapıyorlar. Şiddete başvurduklarına dair de hiçbir iddia ve delil yok.

Bu koşullarda asıl “efendim grev ayrı bu ayrı, herkes hukuka uysun” diyenlerin hukuk anlayışlarının sorgulanması lazım. Hele ki hukukçu sıfatıyla bu ayrımı yapanların.

Kaynak: Gerçek Gündem