Emekçi hareketli, öncülük bekliyor

Ülke çapında “Geçinemiyoruz” eylemleri, yerel düzeyde Emek ve Demokrasi güçlerinin etkinlikleri, işçi sınıfında ciddi bir tepkinin ve öfkenin biriktiğini ortaya koyuyor. Şimdi görev bu hareketlere öncülük edebilmekte…

ATİLLA ÖZSEVER

Türkiye’de yaşanan hayat pahalılığı, gelir adaletsizliği, derin ekonomik bunalım, emekçi halkın yerel düzeyde birbirinden bağımsız tepkilerine yol açıyor. ABD Doları’nın aşırı yükselmesi, Türk Lirası’nın iyice değer kaybetmesi ve buna bağlı olarak geçim sıkıntısının had safhaya ulaşması, AKP iktidarına yönelik bireysel ya da kısmi kitlesel itirazlara neden oluyor.

İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük illerdeki “Geçinemiyoruz” eylemleri, Eskişehir, Antep, Manisa, Elazığ, Trabzon gibi illerde de yerel Emek ve Demokrasi Platformlarının etkinlikleri, bu tepkilere örnek sayılabilir.

Keza SOL Parti’nin Trabzon, İzmir ve İstanbul’daki mitingleri, diğer bir başka örneği oluşturuyor. Türk Tabipleri Birliği’nin İstanbul’dan Ankara’ya “Beyaz Yürüyüşü” de, sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu durumu gösteriyor.

İŞÇİLERİN KONFERANSI

Geçtiğimiz Pazar günü (28 Kasım 2021) İstanbul Kartal’daki Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde Umut-Sen’in düzenlediği konferans, çeşitli işyerlerindeki direnişçi işçilerin mevcut düzene nasıl tepkili olduklarını bir kez daha gözler önüne serdi.

Toplantıda konuşan işçi temsilcilerinin öfkesi büyüktü. Emekçiler, özellikle derinleşen yoksulluğa, hayat pahalılığına, işten çıkarmalara, tazminatlarının ödenmemesine, işçi cinayetlerine çok tepkiliydiler. Emekçiler arasındaki dayanışmaya da vurgu yapıldı. Konferans, “Gücünü kat, hareketi yarat” başlığını taşıyordu.

Umut-Sen, işçi sınıfının sendikal mücadelesini güçlendirmeyi amaçlayan esnek bir kolektif örgütlenme. Bünyesinde Soma’daki maden işçilerinin hakları için mücadele eden Bağımsız Maden-İş gibi sendikalar bulunuyor.

Konferansta, bir trafik kazasında hayatlarını kaybeden Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Tahir Çetin ile genç sendikacı Ali Faik İlter, coşkulu bir şekilde anıldı.

İŞKOLU SENDİKACILIĞI YETERSİZ

Toplantıda konuşanlar, mevcut işkolu sendikacılığının işçi sınıfını örgütlemede yetersiz olduğunu vurguladılar. Çeşitli emekçi kesimleri kapsayan yeni bir sendikal modelin gerekliliği üzerinde durdular.

Hak-İş, Türk-İş gibi iktidar yanlısı tutum alan konfederasyonlar da şiddetli bir biçimde eleştirildi. DİSK’in de kimi zaman sendikal mücadelede yetersiz kaldığı ifade edildi. İşçilerde sendikal bürokrasiye karşı da büyük bir tepki var.

Özellikle Organize Sanayi Bölgelerinde örgütlenmenin gerekli olduğu, birleşik bir işçi hareketinin yaratılmasının şart olduğu, siyasal ve sınıfsal bir sendikal odağın oluşması için mücadele edilmesi gerektiğine vurgu yapıldığı gözlendi.

Bu arada AKP iktidarının sendikal örgütlenmeyi çok güçleştirdiği, işyerinde yetkili sendika olunmasıyla ilgili davaların en az üç yıl sürdüğü, grev ertelemeleri ve yasakları nedeniyle grev hakkının neredeyse kullanılamaz hale geldiği belirtildi.

“BİRLEŞEN İŞÇİLER YENİLMEZ”

Toplantı sık, sık sloganlarla kesildi. En çok atılan slogan da, “Birleşen işçiler yenilmez” sloganıydı. Yapılan eleştirilerde sadece mevcut iktidar değil, sömürünün egemen olduğu kapitalist sistem de ciddi bir eleştiriye tabi tutuldu. Kimi konuşmacılarda anti-kapitalist bir söylem hakimdi.

Bu toplantıdan ve ülke çapındaki diğer etkinliklerden çıkarılabilecek bir sonuç da, “Tek adam” sistemine son verilmesinin ve AKP’nin iktidardan gitmesinin yeterli olmadığı, bu düzeni besleyen arkasındaki sisteme yönelik güçlü bir itirazın ve farklı bir alternatifin ortaya konmasıdır.

İktidar alternatif gözüken CHP ve Millet İttifakı’nın çözümü, sadece “Tek Adam Sistemi”nin son bulmasında görmesine, Erdoğan gidince işlerin düzeleceği, yoksulluğun azalacağı yönündeki yanıltıcı söyleme çok dikkat etmek gerekiyor.

Sol ve sosyalist güçlerin sorunun temelinde kapitalist sistemin yattığını, laik, kamucu, bağımsızlık ilkesini esas alan bir sistem anlayışına sahip olunmasını ortaya koyması gerekiyor. Kuşkusuz bu ilkeler etrafında emekçilerin yaşamını doğrudan ilgilendiren somut önerilerin de bir program çerçevesinde halka anlatılması önemli bir ihtiyaç.

Kaynak: BirGün